GÜNDEM SİYASET

Buldan: Tecrit bir insanlık suçudur


HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, yoğun bir katılımın yaşandığı İstanbul’daki Newroz kutlamasında konuştu.

Açlık grevi direnişçilerine sık sık destek verilen alandaki coşkulu kalabalığa hitap eden Buldan, açlık grevindekilere seslenerek, ‘sizleri yaşatmak bizim boyun borcumuzdur’ dedi.

Buldan sözlerine şöyle devam etti:


Merhaba İstanbul, merhaba dayikên bi rûmet ciwanên jêhatî, merhaba ji we re, hun bi xêr hatine ser seran ser çavan hatine. Newroza we pîroz be. Hepinizin Newrozunu kutluyorum, hoş geldiniz sefalar getirdiniz. 
Yaşar Kemal demiş ki; “Bir bahçe hep aynı çiçekten olursa o bahçe olmaz. Sen ben o varız. Bu bahçe güzel, koparma çiçekleri kalsın renkleriyle.” Bugün İstanbul tam da Yaşar Kemal’in dediği gibi farklı renkleriyle, farklı kimlikleriyle, kadınıyla, genciyle, Ermenisiyle, Süryanisiyle, Türküyle, Kürdüyle burada. Hepiniz sefalar getirdiniz, baş göz üstüne geldiniz. Halaylarımız ve horonlarımız bir arada. Deniz Gezmişler ile Mazlum Doğanların mücadelesinin buluştuğu yerdir Newroz. Newroza we pîroz be. 


Amed Newrozunda milyonlar barışın, kardeşliğin, özgürlüğün tam zamanı olduğunu haykırdı


Sizlere Amed’den binlerce selam getirdim, milyonlardan selam getirdim. Sizlere Leyla Güven’den selam getirdim. Sizlere bugün cezaevlerinde olan bedenini açlık grevine yatıran tüm yoldaşlarımızın selamını getirdim. 
Newroz halkların bir arada özgürlüğü, barışı, kardeşliği ve eşitliği paylaştığı ve haykırdığı bir gündür. Bu irade Amed Newrozunda ortaya çıktı; milyonlar bir arada yaşamanın, barışın, kardeşliğin, özgürlüğün tam bu dönemde, tam zamanı olduğunu haykırdı. Bu irade tıpkı 1 Kasım ve 24 Haziran’da olduğu gibi 31 Mart tarihinde de bir kez daha kendisini ispat edecek ve gösterecek


Faşizme inat Berkinlerin, Kemal Kurkutların, Ali İsmaillerin, Uğur Kaymazların özgürlük ülkesini yaratacağız


Milyonların önünde söz veriyoruz size; faşizme inat Berkinlerin, Ali İsmaillerin, Kemal Kurkutların, Uğur Kaymazların hayalindeki özgürlük ülkesini hep birlikte yaratacağız. Bizler 31 Mart tarihinde sandıklara giderken elimizi vicdanımıza koyarak; kutuplaşmaya değil kucaklaşmaya, ayrışmaya değil dayanışmaya, nefrete değil sevgiye, esarete değil özgürlüğe oyumuzu kullanacağız. Geleceğimiz, yarınlarımız, çocuklarımız ve gençlerimizin geleceği için bir kez daha 31 Mart’ta irademizi ortaya çıkaracağız. 


Mazlumlar ve ezilenler olarak 31 Mart’ta büyük bir ders vereceğiz  


Tarih boyunca zafer hep direnenlerin olmuştur. Mücadele eden yoksul halkların ve emekçilerin olmuştur. “Mazlumun ahı indirir şahı” demişler, işte biz de mazlumlar, ezilenler olarak, yoksul halk olarak, bu ülkede öldürülen kadınlar olarak, toprağın altına düşen gençler olarak özgürlüğümüz eşitliğimiz ve geleceğimiz için mutlaka ama mutlaka 31 Mart tarihinde büyük bir ders vereceğiz.  


Binlerce insan aynı talep için bedenini açlık grevine yatırdı


Leyla Güven bugün 137 gündür bedenini açlık grevine yatırmış. Bu ülkedeki barış, demokrasi, adalet ve hukuk, özellikle de bir arada yaşam için bedenini açlık grevine yatırmış. Bugün onunla birlikte binlerce insan cezaevlerinde ve dünyanın her yerinde aynı talep ve gerekçe ile bedenlerini açlık grevine yatırdılar. Selam olsun buradan Leyla Güven’e, Sebahat Tuncel’e, Selma Irmak’a; selam olsun Dilek Öcalan’a ve bedenini açlığa yatıran tüm arkadaşlarımıza! 


Ellerindeki tek seçim malzemesi HDP’ye hakaret etmek, iftira atmak


Ancak 3 gündür iki ayrı cezaevinden kadın tutuklular yaşamlarına son verdi. Gebze Cezaevinde Ayten Beçet ve bugün Oltu Cezaevinde Zehra Sağlam adlı kadın tutuklu yaşamına son verdi. Cenazelerin dini vecibelerinin yerine getirilerek defnedilmesine, ailelerin onları denf etmesine izin vermediler.

Cenazeler kaçırılarak gece yarısı toprağa verildi. Bize dinsiz imansız diyenler, dini her gün siyasetlerine alet edenler bu şekilde insanların gömülmesini bile engellediler. Şimdi çıkmışlar HDP’ye dinsiz, imansız, terörist, bölücü diyor. Biz ne dini ne imanı ne Kuran’ı ne Allah’ı ne de ettiğimiz duaları Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrenmedik. Bizler bin yıllardır bu topraklarda dinimiz, kuranımız, peygamberimiz, Allahımız ve dualarımızla hep ibadet ettik. Dini asla siyasete alet etmedik ve dini Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrenmedik. Şu anda seçim malzemeleri HDP’ye hakaret etmek, iftira atmak. Bunun dışında yaptıkları hiçbir şey yok. Gittikleri her yerde sinevizyonlarda bizleri insanlara izlettirmekten başka ellerinde tek bir malzeme kalmamış. HDP’ye hakaretten başka ellerinde hiçbir şey kalmayan o zavallılar 31 Mart’ta halkımızın dersiyle karşılaşacaklar. 


Kime oy vererek kime kaybettireceğinizi çok iyi biliyorsunuz


Ben buraya Amed’in yanı sıra Hakkari’den Yüksekovadan, Şırnak’tan, Erzurum’dan geldim. İnanın gittiğimiz her yerde aynı coşku var. Kayyımların biletini kesmiş, kayyımları Ankara’ya göndermiş halkımız. Halkın iradesi gasp eden o kayyımların biletini çoktan kesmiş. Bize dediler ki; “Buralara gelmenize gerek yok gidin batıya batıda faşizmi yok edin. Faşizme asla geçit vermeyin bunu da ancak ve ancak İstanbul’da yaparsanız”. İşte İstanbul bu kadar önemli bir kenttir. İstanbul demek Türkiye demek, İstanbul’da kazanan Türkiye’de kazanır, İstanbul’da kaybeden Türkiye’de kaybeder. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi için aday çıkarmadık. Bazı ilçelerde adayımız var bazılarında yok. Büyükşehirde aday çıkarmayarak halkımızın talepleri doğrultusunda demokrasi güç birliğinin kazanması için böyle bir taktik geliştirdik. Kime oy vererek kime kaybettireceğinizi çok iyi biliyorsunuz, demokrasi güçlerine nasıl destek vermesi gerektiğini çok iyi biliyorsunuz.


İstanbul’a ihanet edenler HDP oyları ile gerekli cevapları alacak
3’üncü Havalimanında işçilerimiz tahta kuruları ile uğraşırken kendisine siyasi rant elde edenler, ormanları yakarak İstanbul’un ciğerlerini yok edenler, kentsel dönüşüm adıyla bu kente ihanet edenler HDP oyları ile gerekli cevapları alacaklar. Biz bugün artık Türkiye’de anahtar partiyiz. Bugün İstanbul’da da seçimlerin kaderini belirleyecek bir partiyiz. Nereye oy vereceğimizi çok iyi biliyorsunuz. Size isim vermiyorum, parti ismi söylemiyorum, demokratik güç birliği diyorum.

 
Gönül işi dedikleri yürütme, çalma çırpma işidir Bu memleketi ne hale getirdiklerini görüyoruz. “Memleket işi gönül işi” dedikleri götürme, yürütme işidir, çalma çırpma işidir. En iyi yaptıkları budur. Diyorlar ya hani, bu seçim ders verme zamanı değil. Oysa tam da ders verme zamanıdır. Faşizme ders verme, kayyıma ders verme zamanıdır. Özgürlük ve barış için ders verme zamanıdır. 

Bir oy her şeyi değiştirir; bir oy barışa gider,Leyla Güven’egider


Sevgili halkımız bugün buraya hangi coşku ile geldiyseniz, hangi ruhla geldiyseniz 31 Mart tarihinde da aynı coşku ve ruhla, Newroz ruhuyla sandıklara gitmeniz çok önemlidir. Bir oydan bir şey çıkmaz demeyin. Bir oy her şeyi değiştirir, bir oy barışa gider bir oy demokrasiye gider, adalete gider. Selahattin Demirtaş’a gider. O bir oy açlık grevindeki yoldaşlarımıza, Leyla Güven’e, Sebahat Tuncel’e, Selma Irmak’a gider bunu asla unutmayın. 

Sandıkları korumak ve insanlarımızı sandığa götürmek birinci vazifemiz olmalıdır


Ancak su uyur AKP uyumaz. Yalanlarıyla, talanlarıyla, hırsızlıklarıyla bu ülkeyi yönetenler 31 Mart tarihinde aynı yola başvurmak isteyecektir. Bu saatten itibaren müşahitlik başta olmak üzere sandıkları korumak ve insanlarımızı sandığa götürmek birinci vazifemiz olmalıdır. Bu vebal, tarihi bir sorumluluk, tarihi bir vebaldir. Böyle bir fırsatı bir daha yakalayamayız. Böyle bir fırsatı heba edersek eğer bundan sonraki sürecin daha kötüye gitmesi söz konusu olabilir. Ama bizler demokrasiye barışa dair inanç ve duygu ile mutlaka oylarımızı kullanıp büyük bir başarı ve zaferin kazanılmasına katkı sunabiliriz. İstanbul halkına güveniyorum; İstanbul’da yaşayan Amedlilere, Serhedlilere, Botanlılara inanıyorum; kadın yoldaşlarıma ve gençlere yürekten inanıyorum. 

Sayın Öcalan bu ülkenin barışına ve demokrasisine her zaman katkı sundu

Tecrit bir insanlık suçudur. Tecrit mutlaka ama mutlaka kaldırılmalıdır. Tecridin kalkması bu ülkenin geleceği açısından önemlidir. Biz biliyoruz ki Sayın Öcalan bu ülkenin barışana her zaman katkı sundu, bu ülkenin demokrasisine her zaman katkı sundu. İşe tecridi kaldırmamak, barıştan özgürlükten demokrasiden mahrum olmak demektir. Buradan bedenlerini açlık grevine yatıran arkadaşlarımıza sesleniyorum: Sizlere bir şey olmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Sizleri yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Sizler yaşayacaksınız Leyla Güven, Sebahat Tuncel yaşayacak!  

Barışa ve özgürlüğe giden yol 31 Mart’tan geçecek

31 Mart’ın anlamını tekrarlamak istiyorum: Barışa, özgürlüğe, kardeşliğe giden yol 31 Mart’tan geçecek. Bu ülkede kadını-genci, Alevisi-Sünnisi Türkü-Kürdüyle barış isteyen herkes kol kola halay çekecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Allah yolumuzu açık etsin, Hızır yardımcımız olsun. Riya we û riya me vekirî be hevalno. Serkeftin…

Buldan’ın konuşmasının ardından Newroz kutlamaları sona erdi.

/hdp-basın/

Benzer Haberler

Senatör Wicker: ABD Erdoğan’a Tolerans Göstermemeli

nupel haber

İŞİD’lilerin yargılanması için uluslararası görüşmeler başladı

nupel haber

Trump’tan Avrupa’ya IŞİD resti

nupel haber

Brexit’i iptal dilekçesine 2 milyon 500 bin imza

Golan Tepeleri:Trump,’İsrail’in egemenliğini’ haftaya imzalayacak

Hakan Tahmaz: Krizi aşmak veya sürdürmek

Hakan Tahmaz

Yorum Yap

istanbul escort